kim bilir susmuyoruz belki de konuşuyoruz hiç konuşmadığımız kadar...

7/4/2007 - nasıl konuşmalı

Kategori: denemeler

  Sözümün akışını bozup güzel tümceler aramaktansa güzel tümceleri bozup sözümün akışına uydurmayı daha doğru bulurum.Bir sözün ardından koşmamalıyız,söz bizim ardımızdan koşmalı,işimize yaramalı.Söylediğimiz şeyler sözlerimizi almalı ve dinleyenin kafasını öyle doldurmalı ki artık kelimeleri hatırlayamasın.İster kağıt üstünde olsun, ister ağızdan,benim sevdiğim konuşma düpedüz, içten gelen, lezzetli, şiirli, sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır.Güç olsun, zararı yok; ama sıkıcı olmasın; süsten, özentidenkaçsın,düzensiz, gelişigüzel ve korkmadan yürüsün. Dinleyen,her lokmayı tadarak yesin.Konuşma,Suetonun,Julius Caesar'ın konuşması için dediği gibi, askerce olsun; ama ukalaca, avukatça,vaizce olmasın.... Söylev sanatı, insanı söyleyeceğinden uzaklaştırıp kendi yoluna çeker.Gösteriş için herkesten başka türlü giyinmek, gülünç kılıklara girmek nasıl pısırıklık, korkaklıksa, konuşmada bilinmedik kelimeler, duyulmadık tümceler aramak da bir medreseli çocuk çabasıdır. Ah, keşke paris'in sebze çarşısında kullanılan kelimelerle konuşabilsem!......montaıgne denemeler

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: ->

Hakkımda

zorlu sevdalardan geçer gibi geçiyorum yanan şehirleri

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

gulcinkuju
cerenimo74
koyukahve
xdelimavix
senidilendim
jadore
gizem09
Blogcu Yardım
wolf7unitedstates
Özcan Çeltik
misra
Dilek Dönmez
masaal
kartaneside
grafikdunyasi
esramelek
gifdunyasi
tayfur öztekin
Kağan Ataseven
hilyemm
1tebessum
omrumsana
fatihinsatirlari
anemonist
kayipdunyam
ccasper
gzmli
sevdalibasim